26 Eylül Cuma Kadir Gecesi



En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur’ân’da adı geçen tek
ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve
kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin
faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin
ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr
Süresidir.

Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç
defa “Leyletü’1-Kadr” ifadesini açıkça zikretmektedir:

“Şüphesiz, o Kur’ân’ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, nedir?
dır.”

Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :

“O gecede melekler ve Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O
gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir.”

Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden,
kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerimin bu
gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre
âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü
Vesselama (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.

Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir
ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle
geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve
sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.

Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur’ânî sofraya başta Kur’ân-ı Mübini Resulullah
Aleyhissalâtü Vesselama yoluyla getiren olmak üzere melekler de
inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü’minlere uhrevî âlemden
manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir
tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü’minlerin etrafını
kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya
kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed’in gönüllerine engin bir
huzur ve saadet dalgası estirir.

Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun
kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından
istifade etmiş oluruz.

Hadislerde

- Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem,
’ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken
Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size ’ni
haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan
bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir
Gecesi’ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde
arayınız

- İbn-i Abbâs (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla’llâhu aleyhi ve
sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb’ım! Siz leyle-i Kadr’i Ramazan’ın aşr-ı ahîrinde
arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazan’ dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala,
yâhut da beş gece kaladır

- Âişe (r.a)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan’ın son on günü
girince, Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir
sa’y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için
uyandırırdı.

- Ebû Hüreyre radiyallâhu anh’den: Şöyle demiştir: Resûlu’llâh salla’llâhu
aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız
Allâh’tan umarak ’ni ederse, geçmiş günahları affedilir.

Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?

“Bin ay” seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih
kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme
fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah
yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu
duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi
indirildi.

Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin
seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler
bunu hayretle karşıladı. Aleyhisselâm geldi, “Yâ Muhammed, ümmetin o
birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha
hayırlısını indirmiştir” diyerek Kadir Suresini okudu ve, “İşte bu senin ve
ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır” buyurdu.(1)

Diğer bir rivayette Resulullah’a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi
ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü.
Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları
endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir
Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı. (2)

Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur.

Bu , Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.

Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?

Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i
Kadir ise, Kur’an’ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat’i
bir delildir. Evet nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta
geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı
günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki
hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına
ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle
de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal’i; o onsekiz
bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur’an-ı Hakîm’i Ramazan-ı
Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i
Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakkın hikmetinin
muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî
meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.

neden Kadir Gecesinde indi?

Peygamber (a.s.m.) her şeyden önce bir uyarıcıdır. Bu ikaz görevini doğrulukla
yapması için emri önce kendi nefsinde uygulaması lazımdı. Nefsine uygulamanın en
uygun vakti de gece vaktidir.

Neden “Kadir” Gecesi?

hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi
takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir
Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve
hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu
olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle
ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)

“Kadr” kelimesinde “tazyik” manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar
çok iner ki, dünya onlara dar gelir.

Bir hadiste, “O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının
sayısından çok daha fazladır” buyurularak buna işaret edilir. (4)

Kadir Gecesinin Ramazan’ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet
olmakla birlikte, Ramazan’ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı
hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. “Onu yirmi
yedinci gecede arayınız” mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)

Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan’nın yirmi
yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi
niyetiyle edegelmişlerdir.

Bunun için mü’minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini
değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler.
Çünkü bu gecede herbir Kur’ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer
ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.

Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi
arttırmak için namaz kılınır, Kur’ân okunur, Kur’ân tefsirleri mütâlâa edilir.
Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah’a niyaz ve
tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir.
Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük
kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.

“Kim inanarak, sevabını ancak Allah’tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere
olursa (uyanık kalıp ederse) geçmiş günahları affedilir.” (6)

Bu gecede nasıl dua edelim?

Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:

“Dedim ki, ‘Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?’

Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam “Allahümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa’fu
annî (Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin’
buyurdu”

Kaynaklar

1) Hak Dini Kur an Dili. 6:4592
2) Muvatta. İtikâf:6
3) Duhan Suresi, 3.
4) Hak Dîni Kur’ân Dili, 9:5970.
5) Müsned, 2:27.
6) Buhari, Siyam: 71, İbni Mâce, Dua



Benzer Yazılar

Yorum Yaz

site ekle