Doğrular tespit ediliyor ama gereği yapılmıyor



Genel Başkanı , Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un laiklikle ilgili açıklamalarını değerlendirirken söylediği “Sözle etkili olma aşaması geride kaldı” ifadesine açıklık getirdi. Baykal, “Doğrular tespit ediliyor ama gereği yapılmıyor” dedi.

Parti Meclisi toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, yaşanan gelişmelerle, yapılan doğru tespitler arasında farklar olduğuna dikkat çekti, “Ancak kastettiğim asker müdahale yapsın, darbe yapsın demek değildir” dedi.

lideri, “Doğru söz söylemenin gereği onun dikkate alınmasını da sağlamaktır. Doğrular ile gerçekler arasındaki fark aşılmalıdır” diye konuştu.

Sözlerinin muhatabının “Genelkurmay Başkanı değil, hükümet” olduğunu söyleyen Baykal, çarenin müdahale değil, diyalog olduğunu vurguladı.

’nin Anayasa Mahkemesi kararı karşısında ne yaptığını sorgulayan lideri, ’nin kendisini değiştirmek yerine Anayasa’yı değiştirmeye çalıştığını ileri sürdü.

’ı incitecek girişimler olmamalı”

Bir gazetecinin, “Cumhurbaşkanı ’ün Ermenistan’a yapmayı planladığı ziyaret kamuoyunda tartışılıyor. Sayın Başbakan ziyarete Dışişleri Bakanı’nın da katılacağını söylemişti. Siz de maçı izlemek için Ermenistan’a gidecek misiniz, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine de Baykal, bu durumun bir süreden beri hazırlanmakta olan yeni bir politikanın eseri olduğunu söyledi.

Topluma şimdi bu politikayı kabul ettirme aşamasına gelindiğini ifade eden Baykal, şöyle konuştu:

“Şimdi bir maç vesilesiyle Türkiye, Ermenistan ile yeni bir ilişki düzeni içine girme maksadındadır. Bugüne kadar bizim Ermenistan’a karşı izlediğimiz niçin öyle şekillenmişti? Yani niçin Ermenistan ile ilişkilerimizde bizim belli bir dikkat, mesafe ve talep içerisinde durmamız zorunlu sayılmıştı? Ermenistan ile neden ile kurduğumuz ilişkiyi kurmamıştık, neydi bunun gerekçeleri?

Gördüğümüz üç temel gerekçe var. Bir; Ermenistan, Türkiye’nin daha ulusal sınırlarını tanımış değildir. Türkiye’nin toprak bütünlüğü Ermenistan tarafından kabul edilmiş değildir. İki; Türkiye’ye karşı soykırım iddiasını Ermenistan bütün olanaklarıyla desteklemektedir, takip etmektedir. Üç; Ermenistan, topraklarını, Yukarı Karabağ’ı işgal etmiştir, bu işgal fiilen devam etmektedir.

Bu ‘işgal’ sözü, bizim değerlendirmemiz değildir. İlgili tüm uluslararası kuruluşlar, BM’den AGİT’e kadar tüm kuruluşların ortak nitelemesidir. toprağı, Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Biz de bu tablo karşısında demekteyiz ki Ermenistan’a, ‘Seninle komşuluk ilişkilerimizi geliştirmek isteriz ama bir bekleyişimiz var; Türkiye’nin ulusal sınırlarını tanıdığını beyan edeceksin, soykırım iddiasından vazgeçeceksin, Yukarı Karabağ’daki işgaline son vereceksin, onu bir an önce ortadan kaldıracak müzakerelere gireceksin.’

Bu üç talebe de Ermenistan ‘hayır’ demiştir ve demektedir. Bu defa Türkiye’ye dostlarımız, müttefiklerimiz, büyük ülkeler, ‘Sen büyüksün, aldırma; Sen Yukarı Karabağ işgalini görmemezlikten gel, soykırım iddialarını duymazlıktan gel, sen yürü cumhurbaşkanı düzeyinde -daha ortada dışişleri bakanı düzeyinde bir gezi yok, başbakan düzeyinde bir gezi yok, doğru dürüst karşılıklı diplomatik bir ilişki yok- tepeden inme bütün bu pozisyonu ortadan kaldıracak hamle yap. Sen Erivan’a git, birlikte maç izleyin, oturun konuşun’ diyor.”

Baykal, dış politikanın böyle “ahbap-çavuş” ilişkileriyle gitmeyeceğini ifade ederek, izlenen politikaların ciddi nedenleri olduğunu kaydetti.

Kafkasya’nın, Türkiye ve dünya için olağanüstü önemli bir yer olduğunu vurgulayan Baykal, Türkiye’nin; Kafkasya’nın, Ortadoğu’nun, Balkanların ve Ege’nin içerisinde bulunduğu bu güç coğrafyada kendisine dost olan komşusu ’ın bulunduğunu belirtti.

Baykal, halkının, iktidarıyla, muhalefetiyle, tüm kesimleriyle Türkiye’nin gerçek dostu olduğunu vurguladı. Baykal, “Kendi ifadeleriyle, ‘Biz iki devlet, bir milletiz…’ Bunu inançla söylerler. Gerçekten bizim tarihi, kültürel, siyasi nedenlerle çok yakın ve sıcak ilişki içinde olduğumuz en önemli ülkedir ” dedi.

ile ilişkilerin çok üst düzeyde seyrettiğini anımsatan Baykal, son zamanlarda Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı (BTC) ile ’ın petrol zenginliklerinin Türkiye üzerinden dünyaya taşınır hale geldiğini söyledi.

Bu durumun Türkiye’nin dünyadaki konumunu çok olumlu etkilediğini ifade eden Baykal, BTC’nin son zamanlarda herkesi mutlu eden bir gelişme olduğuna dikkati çekti.

Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun gerisi de gelecektir. Hazar’daki büyük petrol kaynakları önümüzdeki dönemde, Hazar paylaşılınca, tarafından çok büyük ölçüde kullanılır hale gelecektir.

, Türkiye için ekonomik, güvenlik, , kültür… Her açıdan olağanüstü önemlidir. Şimdi böyle bir ülkeyle ilişkinize en küçük bir zarar getirecek adım atmak, bizim başka çıkarlarımızın ötesinde mutlaka gözden kaçırılmaması gereken bir konudur. O bakımdan ben, ’a zarar verecek her hareketten hükümetin uzak durmasını isterim.

Yani soykırım iddiasını kaldıracakları yolunda bize açıkça ya da gizlice taahhütte bulunsalar dahi, Yukarı Karabağ’daki işgali ortadan kaldırma konusundaki talebimizi ile takip etmeye devam etmeliyiz diye düşünüyorum. Bu nedenle bizim burada, ayaküstü sırtımızı birileri sıvazladı diye, ‘Yürüyün’ dedi diye böyle temaslara yönelmemiz çok iyi düşünülmesi gereken, ciddi sorunlar yaratabilecek, bölgedeki güveni sarsabilecek bir konu niteliğindedir.

O nedenle bir doğal maç ziyareti olarak görmek mümkün değildir. Bana ‘Erivan’a maça gider misiniz’ diyorsunuz, Bakü’ye maça gitmeyi tercih ederim.”



Benzer Yazılar

Yorum Yaz

site ekle